Bir çift göz

Bir insan, değişmeyen hevesin verdiği tutkuyla mezarlıklarda çiçek açtırıyor. Değeri paha biçilemez; çöller boyunca susuz kalıp, ırmaklarda uyandırıyor. Nefesi hayat dolu, varlığı yadsınamaz, yakınında olmak canlandırıyor. Kesikli, göçek taşları yerli yerine bırakıyor. Öylece durduğunda bile en güzel resimleri kıskandırıyor. O, değeri henüz anlaşılamamış bir aşk mabudesi. Engin çayırlarda çiçek açan, masalsı sezgileriyle güzellikleri heceliyor.  

Sebebinden

Yorgun saatlerin son bulmasını ister gibi, çıkıveriyor karşıma. Bozulmuş radyo kanallarından sıyrılıp yaylalara gidiyorum. Ay ışığının gece yarısında dansına eşlik ettiğini görünce, Uzaklar yakınlaşıyor, emektar ellerim ona uzanıyor. Güzel bakan gözleriyle geceyi aydınlatıyor. Nedenimi bulmuş gibi tek başıma gülümsüyorum.

İnsanlık keşmekeşi

Anlaşılması güç sözlerinizle çığlık çığlığa kahroluşun yanılgısını yaşıyorken, siz; sağır ve dilsiz olduğunuzun farkına geç varacak olsanız da, hala umut ediyorsunuz. Kendinizden parçalar taşıyacak nesillerin oluşma ve yaşama ihtimaliyle yürekleniyor, vakti unutarak yaşlanıyorsunuz. Hatırladığınızda, parçalarınızı miras bıraktığınız türlerin hiçbirinde sizden eser kalmadığını görmek ve geridekilerle yetinememek yanılgınızı somutlaştırıyor. Hep yaptığınız gibi bir bahane bularak yıllara [...]

Ben sensiz

Beni sevmeye çalışma adam, Her zorundalığın içimde ukde bırakıyor. Beni merak etme, Sen yokken de hayat yaşanıyor. Terk edemediğin yokuşta ikimizi de sallandırma. Dudaklarımızdan öteye geçemeyen adımlarımız da, Sana dokunan ellerimi titretme. Seni düşünen bulutlu hayallerimi alma benden, Hatıralarını saklamamdan esef duyma. Mümkünse beni hatırlama da. Köşeden dönünce, yalnızlığın ağır basınca, Sevgimin büyüklüğüne tutunma. Başkalarına [...]

Kucaklaşma anı

Değişen insanlar, değişmeyen acılar ya da tam tersi. Aynı olmayan şeyler var ve bunları ne zaman takip etmeyi hatırladım, şaşıyorum. Çocuk-yaşlı, kadın-erkek, anne-baba ile hepsinin aynı çatı altında değişimleri, duvarlara sinen kokularda saklı. Açık olduğu halde kapalı görünen betimlemelerin resmettiği tablolara bakıyorlar hep beraber.

Deniz yıldızı

Hep korktuğun yokluğun dışında, Seni korkuttuysam üzgünüm. Aynını yaşadığım bugün, Hissiyatsız bir takdirin ifadesiz kabullenişinin dışında, Seni özgürlüğüme hapsettiysem üzgünüm. Mutluluğu sende bulup sende yaşarken, Seni mutsuz ettiysem üzgünüm. Beni terk etmeni isteyip sana tutunduysam da üzgünüm. Aynını yaşayınca da seni sevmek ağır bastıysa, Sessiz varlığınla başlayan her şeyi sevdiğimde, seni üzdüyse üzgünüm.

Sizi devam ettiren ne?

Bugün bağlılıktan söz etmek istiyorum. Ve mümkünse bir anketle bu meseleyi taçlandırmak. Çevremde zor koşullarda çalışan ve şikayet etseler de görevleri için bedenlerine aşırı yüklenen insanlar görüyorum. Bu tablonun sadece görünen yüzündekiler elbette. Çalışmadan da olduğu yerde saniyeler içinde hayatı terk edip, göç ettikleri yerde olamayacaklarını anladıktan sonra geriye dönenlerde var. Merak ediyorum neden bunu [...]