Öylece bırakmak akışına

Nehirin en iyi akışında,

Ardından gitmek yok olmaktır acısında.

Kabullenmek fenadır anında,

Doğru insanlar gelene kadar yanlış insanlarla, doğrular bulunduğunda.

Bilinen bütün sayılar unutulduğunda,

Kelebekleri uçuran baharlar ışığında.

Duyular sezmeden yaşamın kıyısında,

Balıklar dahi çekilmişken diplerin yuvasına.

Akmayan akışa bırakmak öylece değildir.

Öylece olan akışın akmasıdır.

Bırakılan şeyler akışta öylece akmaz.

Kalanları bırakmak öylece olduğunda,

Nehir gibi akarlar en iyi akışlarında.

Başkasının gözünden

Uyurken başımı yastığa koyduğumda başlar en çok sorgulamalar, sebebini farkına varmasam da içim rahat etmez. Benim kabullenemediğim ama doğru gitmeyen bir şeyler vardır muhakkak. Uyumaya çalışırım cevabı bulamadığım için, bunu tek başıma yapmak işe yaramaz anladığım için. Bir başkası olmalıdır bu bilmeceye son verecek diye, inanmaya devam ederim. Bu yüzden giderim bilmediğim yerlere, başkalarına bakarım, sadece izlerim onları. Soru sormadan, ne olduğunu anlamaya çalışan bir çocuk gibi. Onlarında soruları, kargaşaları, hayal kırıklıkları, sevinçleri vardır görürüm, görerek anlarım. İçim aynılıkla dolar o anda. Bir başkasının gözü olmak iyi gelmiştir. Kendimi anlamak için o gün tekrar yastığa başımı koyarım, bu kez her şeyin daha anlaşılır olacağını hissederim. Uykuya dalmam çok uzun sürmez. Sebebi başka olsa da aynı sonuçlarla yüzleşmekte yalnız olmadığımı bilirim çünkü. Rağmen’ler bitse de bitmese de başkaları bitmeyecek, ve ben de o başkalarından biriyim derim kendime telkinde bulunarak.