Sığ insanlar

Boyun eğişleri ve hayata olan tutkuları ile bu insanlar, farkına varmadan merakımı çekerler. Onların dilini anlarım anlamasına da, o dili konuşmak gelmez içimden. Zoraki olur cümlelerim, bakışlarım; sanki kalıplara sıkışmışım gibi hissederim. Ancak onlardan kaçamam da, çünkü her yerdedirler, kafamı dolduran soruların onların yanında hiç önemi yoktur yalnızca yaşamak gerekir inadına ve akışıyla. Akışı bozan frekanslarım aldırış sebebi değil, hayatla bağ kuramamış benin bir zayıflığıdır onlara göre. Bana göreyse tutkumun işaretleri. İşaretleri takip ettiğimdeyse o insanlardan uzak kuytu bir yerde bulurum kendimi. Bu kez de yalnızlık alır başımı. Tek kalma isteği yerini insanlarla bir arada olma ihtiyacına bırakır. İnsan yalnız kalamayan bir varlık ama kalabalığın içinde de yalnız kalamaz. Frekans uyumu öyle bir büyü ki, zamanın akışını hızlandırıyor, mutlu ediyor, heyecanları körüklüyor, nasıl neden demeye fırsat bulamadan anı tükettiğinizi anlıyorsunuz. Tüketmenin verdiği hisle de bir dolu pişmanlık ve aç gözlülük yeşeriyor bilinmeyen topraklarımızda. Daha da kötüsü sığ insanlara tahammül azalıyor, uyumu yakaladıkça. Bu yüzden ben de sığ olmalıyım ki böylece aldığım nefesi verebileyim deniyor. Hal böyle olunca da sığlık bulaşıyor senin de ruhuna, elde olmadan ve güçlükle. Başkaldırışların ve iç çatışmaların son buluyor görünmeyen bu karanlıkta. Sen de onlardan biri olmaya başlıyorsun. Bir yandan da kabullenmek zor geliyor, bir zamanlar zıt düştüğün bu topluluğa ama yaşamak için yapıyorsundur her ne yapıyorsan, hayatta kalmak için. Bir süre böyle yaşadıktan sonra, hayatta kalmak da saçma geliyor. Zoraki duyu aktarımların seni çileden çıkarıyor. Daha da kötü oluyorsun. Biraz uzaklaşmak iyi gelir diye alıp başını gidiyorsun mümkünse derin yerlere. Ama oralarda da aradığını bulamıyorsun. En sonunda sığ olan ben miyim diyorsun kendine. Eğer başından beri yanlışsa tüm anlayışlarım?  Ben niye varım, neden kahrolan ruhum beni yolda bıraktı diyorsun ama cevabı kimse veremiyor sana. Çünkü yalnız, öteki ve başıboş hissetmek çok zordur. Çıkışı bulmak bir başka deyişle sığlığa alışmak ise başka bir zorluğun aşılmasıyla mümkündür ancak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s