Bulutsuzluk

Yazmak istiyorum, sonu olmadan. Yarım bırakmayı heceleri, başkaları tamamlasın diye. Gelmeyen olursa çorak topraklara, ekinler yeşersin diye nöbet tutarım ağacın gölgesinde. Ama ötesi olmaz, kuruyan köklerine verdiğim suyu içerim umursamadan. Dönüşümünü tamamlayan, evrim geçirmiş yeni varlığıma hangi dilde merhaba diyeceğimi tartamam. Çözümlerini kanıtladığım denklemler kara delikleriyle gelirler karşıma. Neden deyip, her şeyi anlattıktan sonra sonuçları bilemezsen, ıstıraba kapılırım. Tuzağını kurduğum dönencenin mutluluk sarmalından kaçarken yakalanırsam, çamurlarda eriyen bir iskeletten farkım kalmaz. Emelimi kaybettiğim o hecede, sözler uçsun kanatlarını bana geri versin…