Yalnızlık paylaşılmaz

En cesur görünen anlarda beliren bir kara bulut tüm yağmurları çağırdığında, damlaları beklemek için oturmak da neyin nesi? Neden tüm bu içe çekilmeler, suların çekilmesini beklemeden. Ardındaki eli görmeden önüne bakmayan biri için çok mu, el uzatmak? Boş bir ceviz kabuğu gibi açıldığında, içini de saklamak zorunda olan bu sahtelik mi ayrılıklara dil tutan? Sandıklarını sanmayan birileri mi sanıları çöpe atan? Umutlarını kalem tıraşla açmamak mı tükenmez kalemle yazmak? Ansızın çöken tekliği iteleyememek mi sargısızlık? Sepeti takınca koluna, pikniğin biteceğine inanmak mı hevesler? Anlamadan pişmanlığı istemek mi bencillik? İnsani duygular renk katar olaylara, durumlar durmaz, akışı insan kendi belirler işte o anda. Yine de bu kaçmak istenilen yanlış bir akış olabilirse, akması da durmuyorsa, ne yapmak gerekir? Karmaşa da yükselen göğe bakıp iç çekmek yeter mi, yaptıkların biter mi o acımasızlık anında. Biten tek bir şey vardır, belleğindeki anıların birikmiş çöpleri, kokuları artık seni mutlu etmez, aksine mideni bir bulantı tutar, istediğinin bu olmadığını anlarsın. Ta ki bir paylaşımsız anın gürültüsüne kadar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s