İroni

Her geçen gün geride bıraktıklarımla tekrar karşılaşmayacak gibi olanları hatırımda tutmak ve tecrübesizliğime sığınmak ne kadar ironik? Ne habersizmişim, bilir kişi sayıldığım raporları onaylarken. Ama artık biliyorum, yelpazelerden esen yeller şapkamı uçurmadan önce, ben ironileri çiğneyeceğim.

Üretim-tüketim

Ben her daim üreten bir evde yaşadım. Ekmek istersen, önce çalışmalısın sonra da paylaşmalısın kazandıklarını, atıflarıyla büyüdüm. Üretmek, paylaştıkça tüketimi anlamlı hale getiriyor ve çoğalmak istiyor, yüz buluyor verimli tüketicilerden. Onların üretime, var oluşa olan inancından nasibini alıyor. Ben hep evimi getiriyorum aklıma, bana ait ve beni göz etmeye ömrünü adamış insanları sarıyorum. İşte bu yüzden daha çoğu gelmeye devam ediyor benden, hiç gidemiyorlar. Ben her daim üretken insanlarla yaşadım. Hayatta kalmayı şans, yaşamayı da övünç bilenlerle…

Bücür

Azgın susuzluğumu boş verin, duvarlara tırmanan kaslarımı da. Sesim yankılanırken kedi duvarlarında, pislenen rutubetler efkarımı bozuyor. Gelişigüzel sıralanan ritimsiz orkestrada konuşmak için konuşurken kalitesizliğimi pazara çıkartıyorum. Beklemenin zamanla oynamak olduğu bu dengesizlikte bir küçük bücür bekliyor beni. Hazır dediğimde, hiç de öyle değil diyerek deli gibi çığırtan turşucuk misali. Bayırdan inerken ayaklarımın benden ayrı gitmek istemesi gibi, gözümü açmış gördüklerime renk katıyorum.