Uyuyan güzel

Geceler onsuz düş kapanı

Hasırlı bir salıncakta sallanıyor

Bulutlar onunla bembeyaz uçuşuyor

Rüyalarım onsuz kabus kapanı

Tutmadığı ellerim buz tutmuş

Kaybolsun diye yollar tuzaklanmış

Saatlerim onsuz okyanus kapanı

Şaşmaz efeler afallıyor

Onsuz geceler gündüzlere uyanamıyor

Sleeping beauty

Nights are dreamcatcher without him

He is swinging in a wicker

Clouds flit with him whiter than white

My dreams are nightmare trap without him

My hands he hasn’t held were covered with ice

Roads trapped for getting lose

My hours are ocean trap without him

Infallible swashbucklers are bewildered

Nights without him don’t awake to days

Feyiz

Dün çok ağladım bugünse yoluma bakıyorum. Acımasız dokunuşlara değmeden, bende ki bitmeyen hayallerle, noktalara müsaade etmeden, büyük harflerimi savurganca serpiyorum cümlelerin arasına. Rastgele, ay ışığının altında tesadüfen onu seyrederken  ki gibi düşen meteorlar ortadaki harflere ayıp ediyor. Yazasım yok ama konuşasım var diyorum baştaki büyük harflere. Çekilen paragraflara siperimi sunuyorum. Büyük cümleler için kısa cümlelerin anlamlığını herkes kavrayamadığı için ben de cümlelerimi büyütüyorum.