Aşk sarhoşu

Sarhoşum dostlar!

Onun aşkının çeşmesinde susuzluğumu telkin ediyorum.

Bana sunduğu tabak leziz yemeklerle dolu.

Ama ben perhizimle nefsimi sınıyorum.

Düşünmeden edemediğim zaman ve ben.

Her yelken fora derken ben el sallıyorum.

Mutsuzluklar başka nasıl uçup gider bilmiyorum.

Benimle olduğu sürece bu coşkuyu hissetmek istiyorum.

O yokken içkiler bile beni sarhoş edemez, seziyorum.

Kapısız ev

Bana beni anlatmayın.

Benliğim sizsiz de bana karşı duruyor.

Sevdalarınızı baş ucuma kondurmayın.

Uykularım yalnızlıktan donma noktasına geliyor.

Yeniliklere eskimeyen safkanınızı damıtmayın.

Zira tavan aralarında fareler cirit atıyor.

Asla demeden önce hata yapın.

Doğrularınız benimkilere süre biçiyor.

Azmeden maphuslara darılmayın.

Çünkü onlar bana özgürlüklerini veriyor.

Uğramak isterseniz buyrun.

Kapısız evim inşasını yıkıyor.

Şarkıların tınısı

Tüm hızıyla değişen dünyada, başımda dönen bulutlar iştahlı.

Manisiz davullar çalan kavalyemin sesi,

Tiz bir çocuk ağlayışıyla gümbürtü ateşinde.

Hislerimin kutup yıldızı, aklımın kavgasının üzerinde.

Tutunduğu dallarımın ağaçlarındaki testereleri bileyli.

Ah, rüyalarımın tatlı tebessümü.

Sinede parıltılar nükseden hülyalı adam.

Güzelliğin benzersiz çarpıcılığıyla vurucu.

Mırıldandığın şarkılar yekpare kıvamında.

Sualsiz gölgene iliştim çaresizce.

Kahraman pelerinimin kaygan kumaşı,

Sabahlara uyanmanın arzusunda.

Bir çift tomurcuk taç yapraklı,

Arıların cömertliğini sunduğu makamda.

Çomak sokulan diriltici bir aydınlanma.

Özledim

Özledim, yağmur tanelerinin cama üşüşüp gözlerimi buğulandırması gibi.

Sokakta yanıp sönen ışıkların kaygan yerleri süpürmesi gibi.

Demet çiçeklerin avluda mis kokarken polenlerini heybetle dökmesi gibi.

Özledim işte, çok ama çok.

Devasız ve yetim bir çocuğun sevgiye aç olması gibi.