Gençlik elden gidiyor

Bastığımız topraklar küf kokuyor.

Hayalleri sıralanmış körpeler hınca hınç.

Ellerinde telefon dedikleri bir alet,

Gerisin geri kaçıyorlar medeniyetin lütfundan.

Atalarını birilerinden dinliyor.

Dinlemek nedir bilmeden eğleniyorlar.

Gelecek pamuk ipliğine bağlı,

Ecdadları mezarlarında ah çekiyor vurdum duymazlıklarından ötürü.

Kendi kültürüne yabancılaşmış.

Ailesiyle dahi iletişime geçemeyen bir nesil.

Dertleri ne onu bile anlamak zor.

Bir kısmıda gözü kapalı inancıyla,

Boğazına ipi geçirmiş, asılacağı günü bekliyor.

Herşey normalmiş gibi davranmak mı iyi?

Kargaşalarda mutluluk bulup aptalca gülmek mi?

Sefil hayatlara iç çekip başını çevirmek mi?

Sofrasında tuzu biberi eksik olmasın aman kimsenin,

Diğerleri bu adda kalsınlar.

Hiçliği öğrensinler şükür mecmuasında.

Bu ülkede çok önemli hadiseler vuku buluyor. Her gün yeni canlar hayat bulup, ölümlerin arkasından yaslar tutuluyor. Pes etmeyen ve çoğalan yurdum insanları birlikte aynı havayı soluyor.

 

Ben sadece

Bir delilik nefes alıyor, siz duyamazsınız. Bana has, ezgisiyle yaşamı parçalara ayırıyor. Kesik kesik çizgiler koltuğumun üzerinde. Dinlenmek imkansız gibi, geceler uzuyor. Yorganım saramıyor bedenimi, boşluklardan nefes alıyorum. Kalp atışlarım bana zaptedemediğim delilği duyuruyor. Ona dokunmaya korkuyorum, cesaretle çekinerek. Sabah olunca gidecek diye umuyorum. Yoksa dar boğazım yutkunamayacak.