Sitem

Umut etmiştim çok istemiştim. Yapacağıma çok inanmıştım ama olaylar benden izinsiz gelişmeye başladı. Yakalayamadan tutuksuz yargılandım ağır meçhul kırıntılarda. Pes etmek istedim bu kez, korkak olmak istedim. Ancak korkak olmayı beceremedim yine de atıldım umudu tükenen fidan köklerine. Bir dokunuşla sihrimi yayacakken yılların geçtiğini fark ettim. Umduğum ve bulduğum ben öyle ayrı düşmüştük ki. Yeni umutlar besledim, herhangi biri ya da şeye değil. Emindim bu kez fidanlarımın çiçek açacağına. Olmayacak gibi görünüyor, elimden bir şey gelmiyor. Sihirli tozlarım düzeltmeye yetmiyor. Tek başına olmuyor.

 

Koca gün

Koca gün geçmiyor bazen.

Özgürlüğün ağır geliyor yüklü kalbime.

Zorla değil masumane olsun gülüşlerin.

Bir masal vardı okuduğum.

Yıldızların dağılmadığı bir geceden.

Bir ses duymuştum derinlerden.

Sandım da yandım bazen.

Sensiz geçemiyor günlerim.

Manasızca konuşmadan, sessizce.

Aldığım biletlerle koleksiyon yapıyorum.

Bir şehri her terk ettiğimde bitecek sanırsın ya.

Bir umut bir yaşam kavgası benimki de.

Anladığım ve anlaşıldığım insanlarla avutuyorum kendimi.

En güzeli seni anlamakken, yapamıyorum.

Bir çırpıda kesilirken kağıtlarım.

Tutamıyorum ellerinden.

Yanık türkü

Uyumadan önce dinle hikâyemi,

Sevgiyi bilmeyen insan.

Mutlu sonla bitmedi diye hayıflanma.

Resmettiğim dünyayı duy, gülen gözlerinle.

Fırçam darbelerini savururken sana sana,

Tut ellerimden sıkıca.

Bildiğim tüm güzellikleri yaşatayım sana.

Bensiz de yaşamayı bil, mutlu sonsuzlukta.

Ama uyuduktan sonra unut hikâyemi.

Beni uyku perisi say da öyle unut.