Bilmiyorum

Ta okumayı sökmediğim zamanlar,
Kayalar ve martılar yuvalarında.
Koyun koyuna benden habersiz.
Başıma ağrılar giriyor.
Olamayacakları düşündüğümde,
Dıştan parlak görünen içi çürümüş bir cam bu.
Öfkesizce sokulmuş bir yaban tilkisine.
Kuskunluğu apaçık sevdasız hayallere mecbur bir çöl vahası bu.
Mumsu yapışkanlığını kesiklerle kapatmış.
Sanıyorum ki sözlerim bitti.
Kalemim unuttu beni.
Bir memnuniyetsizlik derin bir kuyunun eteği sarkmış.
Günlerin yakasına yapıştım nefes aldırmıyorum.
Bazı hatıralar var kesik kesik,
Kuşkonmaz dert bitmez evlerin direklerde.

Hoşçakal diyemedim

Bir gece, son bir gün.

Sana hoşça kal diyeceğim gün.

Bomboş geçecek yıllarımın başlangıcı.

Beni sen bırakmayacaksın biliyorum.

Bu yüzden daha çok özleyeceğim seni.

Sessizliğimi bozmadan duymaya devam edeceğim sesini.

Sıcacık kokuna hasret kalacağım gün be gün.

Sıcak yaz aylarında suyum olacaksın,

Göz yaşlarıma karışan damla damla.

Mevsimler gelip geçecek,

Sen hep kalacaksın.

Başkalarında arayacağım kokunu,

Hiçbiri çare değilken sensizliğime.

Daha da kapanacak kapılarım.

Seni bırakıp giderken çok şey değişecek.

Sonrasına yetemeyecek seninle anılarım.

Özleyeceğim.

Sen bilmesen de, ben gitsem de.

Sensiz geçecek yıllarda,

O geceyi hatırlayacağım.

Sensizlikte sana sarılacağım.

Beni bana verin!

Çok uzaklardayım.

Serin rüzgarların eteğinde,

Uykum bölünmüş gibi mahmurlaşmış gözlerim.

Satır satır düzülürken yorgun günlerim,

Sislerin arasında oyalanıyorum.

Kim olduğumu anlatanlar var, inansam mı bilemiyorum.

Değişen ben miyim yoksa değiştiriliyor muyum?

Savrulan yapraklara dost olurken yollarım çamurlu.

Yüzüme çalınan izlerde vefasızlıklar diz boyu.

Herhangi birinden farksızken bire bin katıyorlar.

Bana soran olmadan öteleniyorum.

Neredeyim, neler oluyor durun.

Uyuşan bedenim daha da soğumadan,

Aslında neydi istediğim demeye fırsat kalmadan,

Ses çıkarmadan usulca bana verilen kimlikle dolaşıyorum.

Ta ki beni bilenlerin yanında olana dek.

Onlar ile insan olduğumu hissediyorum yeniden.

Kimsesiz yüreğim kızgın ateşlerde kavrulduğunda,

Suyumu onların elinden içiyorum.

Gittiklerinde başka bir ben kalıyor arkada;

Suskun, mazisiz, içli robot

Bir gün kapatılmayı bekleyen.

Alakasız rahatlıklara bandığım zamanları özlüyorum.

Yeniden insan olmak istiyorum.