Yangın külleri

Ayrıldıklarım oldu istemeye de olsa.

Bir ağrı girdi şakaklarıma.

Gözlerin ufuk çizgisi gibi belirdi.

Seni andıran bir ses çınladı kulağımda.

Tahmin etmediğim yerlere çarptım.

Yapılar bana düşmandı.

Üstüme çöken tavan arası odamın tozları,

En hüzünlü şarkıymış gibi hatırlattı seni bana.

Nerelere gittin hangi otobüs tekerlerine dayandım.

Devrilen yarım, burç adaya akan sellerde.

Denize bakarken bana seslenen denizkızları mı arkadaşların artık.

Onlarla gitsem beraberimdeki karanlıktaki gelir mi benimle?

Çaresizce sokaklarda bulduğum parayı def etmenin peşindeyim.

Yorgun kızgın ruhum bedenime zülüm ederken,

Ellerimi koyacak yer bulamıyorum.

Nereye varsam kabus yüklü acıların baş tacı.

Kıvançla kafamda gösteriş yaparken, çıldırıyorum.

Geçmeyen saatlerle baş başa bir ömürde,

Seni bir tutup sonra da tuttuğum yerinden bırakıyorum.

Her defasında bir mezarlık inşa ediliyor sulak topraklarımda.

Sonrası meçhul, eskiyen kalabalıklar ortasında.

Her şey sonrasında hiçbir şey iken,

Benim için dilek tutarsa yarın öbür gün.

Sabah gelmeyi unutmuşken beni hatırlarsa,

Vicdanı ona rahat vermezken

Çarşaflara sardığım el bebek kollarını üşümekten alıkoyamam.

Tren sesi duyulur en tiz haliyle,

Atlayıp gitmek isterim çok uzaklara.

Peşimi bırakmayan hayallere yenisini eklemek,

Sigaramdan bir fırt almadan söndürmek,

Yanan bedenimi sularla soğutmak isterim.

Boş mudur her şey boşlukta?

Güzellik göstermezken kendini,

Zevksiz yaşantımda gün gelir.

Kırıklarımı gömmek için deniz analarına kulak veririm.

Asma köprüdeki anamın koşuşu gelir aklıma.

Sallansa da ona kavuşmak için çarpan yüreğimi sustururum.

Ertelediğim hayatımda gücüm hırsıma yenik düşmüşken,

Gözlerim dolmuş, ellerim kirlenmiştir.

Kirli maskeme bakarsam aynada,

Günlerim harabeye dönmüş, o göçük altında kalmıştır.

Sevmek istersem yeniden,

Bana sevgiyi tattıran insanı ararım.

Yokluğu en zayıf anımda depreşir.

Bağlılığım gözlerimi yaşartır.

Saçlarım önüme düşerken rüzgarın oyunlarında,

Onun hayallerine dalarım.

Birileri gölgeler gibi rol üstlenirken hayatımda,

Onun renklerini unutamam.

Hayalleri, o gittikten sonra evine gönderirim.

Sıradan biri olur çıkarım bu perdede.

Geceler ürkütücü ve yapayalnızdır.

Ona dair ne kalmışsa yakar yıkarım.

Anladığım vakit daha da başkalaşırım.

Eskiye hasretim hiç bitmez.

Kuru bir elvedaya zorlanmışken.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s