Benden

Kişiliğim oturmamış belki, yaşıma ters orantıyla ilerliyor olabilirim. Baskın yönlerim öne çıkamıyor. Hepsi benim yüzümden olamaz derken buluyorum kendimi sonunda ama bu tam olarak doğru olmayabilir. Emin olamıyorum. Bilmek öyle yanıltıcı ki, şüpheye düşürüyor. Düşünmediğim yalan, çok düşündüğüm ise doğru. Yıllara göre yaşarsam, planlarım çarpıklığı yüzünden çöp oluyor. Kendimi doğru ifade ediyor muyum peki ben, Ne istediğimi biliyor muyum, ertelemeler ve geç kalışlara sığınmak tarzım değil. Özgün olduğumu sanıyorken farklılık algısı mı yaratmaya mı çalışıyorum? Biliyorum bütün bu karmaşadan sonra düğümler çözülecek. Bugün ki yazım günlüğümü size açmak gibi. Yargılamalardan çekinmeden yazıyorum. Hepiniz böyle şüphelere kapılıyor musunuz diye merak ediyorum. Son zamanlarda açık ve cesur olmanın kendini doğru ifade etmeye yetmediğini düşünüyorum. Değişime hazır ve bir adım geride kontrollü şekilde beklemek gibi geliyor. Hayaller büyüdükçe azalıyor doğru ama neden artmasın diyorum. Umutsuzluk algısı beynimize kodlanmış ve kurallara şikayet ederken sanki onları biz yaratıyoruz diye… Ya da kişilik böyle bir şey, bir yerlerden tanıdık gelen görüntülerin montajı. Müziklerin ve çekimlerin kalitesi arttıkça izleniyor. Yani azınlıkları ve çoğunlukları ben yapıyorum. Bunları anlatıyorum çünkü reddetmek neymiş öğrenmeye çalışıyorum. Bencillik ve kendini önemsemek arasında ki ince çizgide ilerliyorum. Bu kez hür irademi, özgün ifademle birleştirirsem yalanlar ne anlam getirecek ve ben neyi doğru yaptığımı bulabilecek miyim? Bunlar üstü kapalı kalmış kutumda ki zamanını bekleyen sorulardan. Bu yüzden başka sorularım da olacak, onlar için çalışmalara başladım. Umarım güzel bir anı olarak kalacak. Bugün de böyle geçti, okuyan herkese teşekkür ederim.