Hayat beni değiştirdi

Direndim. Kendimi bulmuştum çünkü. Bırakmak istemedim. Ama sadece ben değildim. Bunu fark ettiğimde, başkalaşmıştım. Empati kurmak beni törpülemişti. Sonrasında sadece demeyi bıraktım. Zor oldu, başarısız oldum, yenilgiler aldım, mahcup oldum. Tekrar geçtim aynanın karşısına. Gururum karşımda duruyordu. Gülen mahzun bakışlarımla ona elveda etmek isterken, sadece demek istedim. Bir insan vardı baktığım ama tutamadığım, onun için [...]

İstanbullu

Kızgın, yorgun, bitkin, dingin haller; türlü türlü insan var bu şehirde. Her köşe başında bir dilenciye rastlamak mümkün. Meslek haline getirilmiş neredeyse. Herkes oradan oraya koşturuyor. Diğerleriyse onların yoğunluğundan nasibini alıyor. Trafik denen bir illet var ve çoğunluk bu yüzden mesafeleri aşamıyor. Bahanesi kolay bir mazareti kullanabiliyor böylece herkes. Bazılarıysa kendini şehrin dışına atıyor her [...]

Aptal aşık

Hisler aptalca olamaz. İnsan bir dönemler hislerinden emin olamayabilir ve mantığına başvurur. Çünkü hisleri henüz mantığına karışmamıştır. Ama bir dönem sonra mantık dediği şey vicdanıyla birleşir ve hisleri onu yönetir olur. Ve durumlar karıştığında hisler mantıkla teselli bulmak isterken, insan bunu reddeder ve hislerinin budalası olmayı yeğler. Bir zamanlar uğraştığı temellerin sarsıldığını görmek istemez. İçindeki [...]

Tarihin oyunu

Yıl bilmem kaçtı, vurgunlar fenaydı. Çekilen çilelere ise diyecek yoktu. Tarih kurcalandığında insanların isteklerinin değil yalnızca elde edecekleri şeylerin değiştiği görünür su üzerinde ama yansımalar her zaman daha öndedir. Bu yüzden olsa gerek, arkada kalan ıstıraplar tekrarlanır, tekerlekler aşınır. Yenileri hazırdır, emirlere amededir. Emir alanlar, onlar da birey değil midir? Bireyle devlet arasında yapılan anlaşmaya [...]

Gençlik elden gidiyor

Bastığımız topraklar küf kokuyor Hayalleri sıralanmış körpeler hınca hınç Ellerinde telefon dedikleri bir alet Gerisin geri kaçıyorlar medeniyetin lütfundan Atalarını birilerinden dinliyor Dinlemek nedir bilmeden eğleniyorlar Gelecek pamuk ipliğine bağlı Ecdadları mezarlarında ah çekiyor vurdum duymazlıklarından ötürü Kendi kültürüne yabancılaşmış Ailesiyle dahi iletişime geçemeyen bir nesil Dertleri ne onu bile anlamak zor Bir kısmıda gözü [...]

İyi misin?

İnsanlarla ilk iletişim girişimlerinde soruya nasılsın ya da iyi misin diye başlamak sona saklanması gereken bir şey gibi geliyor bazen. Karşındaki insanı detaylıca dinleyip ya da gözlemleyip sadece onun sözlerine inanmadan verilmesi gereken bir tez, tanı. Basit bir soru gibi gelmemeli ilk başta, sonlara doğru ise iç karartmamalı. Bir nevi evrenin doğası üzerine kurulu şu [...]

Toz pembe

Aşkı bulamadığı ve bilmediği için kırılgan görünmeyen insanlar ve bu insanların gözü pek duruşları ister istemez merak uyandırır. Acaba aşık olunca nasıl olacak diye düşünce sarar etrafındaki meraklıları. Yıkım alacak mı, yoksa zaferle mi kalkacak bu masadan? Bilmek istedikleri bu gerçeğin gizi, belki de bu mağrur insanların öncesinde aldıkları yaralardan ileri geliyordur. Doğru ya aşk [...]

Fark var

Hayatın, Yaşamanın, Doruklara ulaşmanın, Diplerde yalnızlığa sarılmanın, Uykusuz bir gecenin ardından morluklarla uyanmanın, Kurtların kemirdiği kuyuya taş atmanın, Guruldayan kalpleri susturmanın, İyileşmeyeceğini bilerek tedaviye devam etmenin, Umutsuz olduğunu söyleyip en yükseklerde kalmanın, Merdivenler olsa da asansörü tercih etmemenin, Tüm bunların tek bir anlamı olabilir; farkındalık, hissedebilmeyi fark etmek. Ne mutlu hissizleşmeden ümidini koruyabilen farkındalara!

Patron fiyakası

Bir insanın sesini duymak bu kadar mı rahatsız eder? İnce sözler bir insan da bu kadar mı kaba durur, yakışmaz? Ben bu kadar mı yakışıksızım acaba ortamlara diye düşündürür? En iyi dost en az meşgul edendir lafı, vay be dedirten şeylerden biri oldu bana. Demek böyle biri de varmış dedirtti. Her seferinde bu insanları mıknatıs gibi [...]