İnsanlık keşmekeşi

Anlaşılması güç sözlerinizle çığlık çığlığa kahroluşun yanılgısını yaşıyorken, siz; sağır ve dilsiz olduğunuzun farkına geç varacak olsanız da, hala umut ediyorsunuz. Kendinizden parçalar taşıyacak nesillerin oluşma ve yaşama ihtimaliyle yürekleniyor, vakti unutarak yaşlanıyorsunuz. Hatırladığınızda, parçalarınızı miras bıraktığınız türlerin hiçbirinde sizden eser kalmadığını görmek ve geridekilerle yetinememek yanılgınızı somutlaştırıyor. Hep yaptığınız gibi bir bahane bularak yıllara [...]

Sizi devam ettiren ne?

Bugün bağlılıktan söz etmek istiyorum. Ve mümkünse bir anketle bu meseleyi taçlandırmak. Çevremde zor koşullarda çalışan ve şikayet etseler de görevleri için bedenlerine aşırı yüklenen insanlar görüyorum. Bu tablonun sadece görünen yüzündekiler elbette. Çalışmadan da olduğu yerde saniyeler içinde hayatı terk edip, göç ettikleri yerde olamayacaklarını anladıktan sonra geriye dönenlerde var. Merak ediyorum neden bunu [...]

Gövde gösterisi

Bir deli bağırıyor sokakta, Susturmak zorbalığında olanlar çıkageliyor deliklerinden, Evrene fazla gelen o sesi istemiyorlar; Tüm kibirleriyle akıllarını delil gösterirken mandalin kokulu çıkmazda, Balkonlara üşüşen köprücüklere anlatıyorlar meramlarını. Deli bu, anlar mı rahatsızlıktan? Kendisine bile anlatamazken neden bağırdığını, O sırada, akılsız ve akıllıların dışından balkonlu biri; Çok uzaklara dalıyor, aklını da hiçe sayarak, Deli etiketinden [...]

Yangın külleri

Ayrıldıklarım oldu istemeye de olsa Bir ağrı girdi şakaklarıma Gözlerin ufuk çizgisi gibi belirdi Seni andıran bir ses çınladı kulağımda Tahmin etmediğim yerlere çarptım Yapılar bana düşmandı Üstüme çöken tavan arası odamın tozları En hüzünlü şarkıymış gibi hatırlattı seni bana Nerelere gittin hangi otobüs tekerlerine dayandım Devrilen yarım, burç adaya akan sellerde Denize bakarken bana [...]

Tarih sayfalarında

Atatürk’ü düşünüyorum, gözlerim doluyor. Bu bağnaz gericilik karşısında nutkum tutuluyor. Yalnızca onu anlamaya çalışıyorum. Onun nasıl bunaldığını, insanların görmez gözlerini gördükçe daha iyi anlıyorum. En çok onu anlamak istiyorum. Yolum diğer insanlarla kesişmesin diye başka yönlere bakıyorum. Atatürk’ün tersine ben hemen vazgeçiyor, o daha zorlu şartlarda yılmazken ben laf anlatamadığım bağımlı bir kalabalığa baktığımda bu [...]

Uzun bir ara

Yıllar boyunca bir şeyi aradım hala da arıyorum ama ne olduğunu bilmiyorum. Bazen bulduğumu sanıyorum da öyle ayılıyorum. Hani kuşlar geçer ya gökyüzünden hep birlikte, yalnızlık sarar seni o anda tüm hiçliğiyle. Birini arıyorum, nesneler istediğimi vermediği için. Canlılık arıyorum, huzura erdiren bir sıcaklık, hayatı anlamlandıran bir cümle. Ben aramazken bulmak istiyorum onu, bulduğumda da [...]

Hayat beni değiştirdi

Direndim. Kendimi bulmuştum çünkü. Bırakmak istemedim. Ama sadece ben değildim. Bunu fark ettiğimde, başkalaşmıştım. Empati kurmak beni törpülemişti. Sonrasında sadece demeyi bıraktım. Zor oldu, başarısız oldum, yenilgiler aldım, mahcup oldum. Tekrar geçtim aynanın karşısına. Gururum karşımda duruyordu. Gülen mahzun bakışlarımla ona elveda etmek isterken, sadece demek istedim. Bir insan vardı baktığım ama tutamadığım, onun için [...]

İstanbullu

Kızgın, yorgun, bitkin, dingin haller; türlü türlü insan var bu şehirde. Her köşe başında bir dilenciye rastlamak mümkün. Meslek haline getirilmiş neredeyse. Herkes oradan oraya koşturuyor. Diğerleriyse onların yoğunluğundan nasibini alıyor. Trafik denen bir illet var ve çoğunluk bu yüzden mesafeleri aşamıyor. Bahanesi kolay bir mazareti kullanabiliyor böylece herkes. Bazılarıysa kendini şehrin dışına atıyor her [...]

Aptal aşık

Hisler aptalca olamaz. İnsan bir dönemler hislerinden emin olamayabilir ve mantığına başvurur. Çünkü hisleri henüz mantığına karışmamıştır. Ama bir dönem sonra mantık dediği şey vicdanıyla birleşir ve hisleri onu yönetir olur. Ve durumlar karıştığında hisler mantıkla teselli bulmak isterken, insan bunu reddeder ve hislerinin budalası olmayı yeğler. Bir zamanlar uğraştığı temellerin sarsıldığını görmek istemez. İçindeki [...]

Tarihin oyunu

Yıl bilmem kaçtı, vurgunlar fenaydı. Çekilen çilelere ise diyecek yoktu. Tarih kurcalandığında insanların isteklerinin değil yalnızca elde edecekleri şeylerin değiştiği görünür su üzerinde ama yansımalar her zaman daha öndedir. Bu yüzden olsa gerek, arkada kalan ıstıraplar tekrarlanır, tekerlekler aşınır. Yenileri hazırdır, emirlere amededir. Emir alanlar, onlar da birey değil midir? Bireyle devlet arasında yapılan anlaşmaya [...]