Seni sevmemin 10 sebebi

  1. Kararlılığın: Yüksek bulutlara şimşek çaktıran cinsten.
  2. Hayallerin: Şimşeklerin yıldırımlara teslim olması gibi.
  3. Masumiyetin: Yağmurun sakinleştirici etkisiyle uyutan tatlı bir rüya.
  4. Barışçıl oluşun: Dinen yağmurun oluşturduğu göletlerden birine battıktan sonra çamura bulanan ellerin için bulutlara teşekkür eder gibi.
  5. Hassaslığın: Kendin yerine ıslanmış yavru hayvanları düşünür gibi.
  6. Çalışkanlığın: Yıldırım düşen evleri yeniden inşa etmeye yetecek kadar.
  7. Nezaketin: Bir avuç suya hürmet etmenin ötesinde.
  8. Çocuksu sevinçlerin: Çamur banyosunda tanınmaz olmanın verdiği mutlulukta.
  9. Araba sevdan: Bitmeyen uğursuzluklara rağmen pes etmeden şansa sarılmak gibi.
  10. İlham vericiliğin: Tüm mevsimlerin birlikte olduğu ama en çok da sonbaharın yakıştığı büyüleyicilikte.

Kabuslarımdan

Tek başına yaşayabilir miydi insan? En çok ihtiyaç duyduğunu bırakınca ne olurdu ona? Yaşayan bir ölü olacaktı. Ve bunu yaptı insan. Kendine yetmeyi dileyerek, umudunu bıraktı. Umutsuz kalacağını bilerek, yaşamayı seçti. Sonrasına diyecek sözü olabilir miydi?

Sorgulamaca

Sevmek delicesine arzulamaksa ne olursa olsun istemektir. Reddedilmek, aşkı usandırmaz. Acı çeken yürek, bedene zülum ettiğinin farkında olmayan hasretini dindirecek dermanını arar. Belki de hepsi bencillikten olur. Kavuşmaksa sanılanın aksine olup biten bir mesele değildir. Sonrasının düşlerinde hapsolan bir özlem fırtınası gibi bitti dediğiniz an yeniden başlar. Doyumsuz bir lezzeti tekrar aramak gibidir. Basit değil, çok karmaşık ama çekip gitmesi ölesiye zordur. Sevginin gücendiği yerde bekler sizi. Mutluluk denen his işte böyle başlar.

Hayat beni değiştirdi

Direndim. Kendimi bulmuştum çünkü. Bırakmak istemedim. Ama sadece ben değildim. Bunu fark ettiğimde, başkalaşmıştım. Empati kurmak beni törpülemişti. Sonrasında sadece demeyi bıraktım. Zor oldu, başarısız oldum, yenilgiler aldım, mahcup oldum. Tekrar geçtim aynanın karşısına. Gururum karşımda duruyordu. Gülen mahzun bakışlarımla ona elveda etmek isterken, sadece demek istedim. Bir insan vardı baktığım ama tutamadığım, onun için sadece demeye devam ettim. Anlaşmalı bir sükut haliydi sözde usulca. Bir ben vardı ondan beri, sonrası direnişten ibaret. Değiştim mi? Evet, belki de uyum sağladım. İçimdeki çocuğu koruyarak yaralandım. Kimler gelip geçecek daha bilemiyorum. Yalnızca kendimi bilmek, umutlar vaat ediyor bana. Başkaları için karşı kıyılara yüzmeden, hayalperest bir yaşantı dilerken. Sona geldiğini sanıyor ya insan her acının sonunda, o iş öyle değil. Hep bir yenisi geliyor. Zamanım dolana dek bulduklarımı ve değerlerimi yücelterek insan olmak umudum, sonsuzlukta…

Meltem der ki,

“Bu hayatta karşılık beklersen mutlu olamazsın. Sevdiğin kişi yanında olmadığında tüm sokaklar birbirine benzer.” (M. O.) demişti bir arkadaşım, bugün çok sevdiğim biri tarafından hayal kırıklığına uğradım. Ben de şöyle demek istiyorum öyleyse,

“Çok derin geliyorsa düşüncelerim, sizi alaşağı eden bu kütleye aldırmadan yolunuza devam edin ve beni umursuyormuş gibi davranmayı bırakın. Çünkü en çok bu canımı acıtıyor.”