Sebebinden

Yorgun saatlerin son bulmasını ister gibi, çıkıveriyor karşıma.

Bozulmuş radyo kanallarından sıyrılıp yaylalara gidiyorum.

Ay ışığının gece yarısında dansına eşlik ettiğini görünce,

Uzaklar yakınlaşıyor, emektar ellerim ona uzanıyor.

Güzel bakan gözleriyle geceyi aydınlatıyor.

Nedenimi bulmuş gibi tek başıma gülümsüyorum.

İnsanlık keşmekeşi

Anlaşılması güç sözlerinizle çığlık çığlığa kahroluşun yanılgısını yaşıyorken, siz; sağır ve dilsiz olduğunuzun farkına geç varacak olsanız da, hala umut ediyorsunuz. Kendinizden parçalar taşıyacak nesillerin oluşma ve yaşama ihtimaliyle yürekleniyor, vakti unutarak yaşlanıyorsunuz. Hatırladığınızda, parçalarınızı miras bıraktığınız türlerin hiçbirinde sizden eser kalmadığını görmek ve geridekilerle yetinememek yanılgınızı somutlaştırıyor. Hep yaptığınız gibi bir bahane bularak yıllara sığınmak istiyorsunuz. Açıkça değilde gizlice, tatlı rüyanızdan uyandırılmadan insanca yaşamak istiyorsunuz. Mutluluğun dili sağırlık olmuşsa da, dilsizliği seçiyorsunuz.

Ben sensiz

Beni sevmeye çalışma adam,

Her zorundalığın içimde ukde bırakıyor.

Beni merak etme,

Sen yokken de hayat yaşanıyor.

Terk edemediğin yokuşta ikimizi de sallandırma.

Dudaklarımızdan öteye geçemeyen adımlarımız da,

Sana dokunan ellerimi titretme.

Seni düşünen bulutlu hayallerimi alma benden,

Hatıralarını saklamamdan esef duyma.

Mümkünse beni hatırlama da.

Köşeden dönünce, yalnızlığın ağır basınca,

Sevgimin büyüklüğüne tutunma.

Başkalarına şans veremediğim de kendini yüceltme.

Sana kucak açmış kollarımı bağlarsam, dönme.

Acı çektiğimi görmek seni incitmesin.

Bana acıma, beni sevmeye çalışma.

Ben seni tarifsiz bir aşkla severken, bunu yapma.

Kucaklaşma anı

Değişen insanlar, değişmeyen acılar ya da tam tersi. Aynı olmayan şeyler var ve bunları ne zaman takip etmeyi hatırladım, şaşıyorum. Çocuk-yaşlı, kadın-erkek, anne-baba ile hepsinin aynı çatı altında değişimleri, duvarlara sinen kokularda saklı. Açık olduğu halde kapalı görünen betimlemelerin resmettiği tablolara bakıyorlar hep beraber.

Deniz yıldızı

Hep korktuğun yokluğun dışında,

Seni korkuttuysam üzgünüm.

Aynını yaşadığım bugün,

Hissiyatsız bir takdirin ifadesiz kabullenişinin dışında,

Seni özgürlüğüme hapsettiysem üzgünüm.

Mutluluğu sende bulup sende yaşarken,

Seni mutsuz ettiysem üzgünüm.

Beni terk etmeni isteyip sana tutunduysam da üzgünüm.

Aynını yaşayınca da seni sevmek ağır bastıysa,

Sessiz varlığınla başlayan her şeyi sevdiğimde, seni üzdüyse üzgünüm.

Sizi devam ettiren ne?

Bugün bağlılıktan söz etmek istiyorum. Ve mümkünse bir anketle bu meseleyi taçlandırmak. Çevremde zor koşullarda çalışan ve şikayet etseler de görevleri için bedenlerine aşırı yüklenen insanlar görüyorum. Bu tablonun sadece görünen yüzündekiler elbette. Çalışmadan da olduğu yerde saniyeler içinde hayatı terk edip, göç ettikleri yerde olamayacaklarını anladıktan sonra geriye dönenlerde var. Merak ediyorum neden bunu yaptıklarını. Tüm o eziyet denecek zorundalıklara gülümsediklerini. Sonra sorunca anlıyorum. İnsanlar bir süre sonra kötü de olsa vakit geçirdikleri o şeye bağlanıyorlar. Bu bağlılık iş ahlakı gereği ya da vicdan sorgusundan ileri gelebilir. Bir de hayata bağlanmak için başka bir insanı ya da nesneyi seçenleri görüyorum. İnanıyorlar, orası vesselam. Ama ötesinde herkes bağlanmak, tutunmak istiyor. Zorlu zamanlarda düşmekten, kaybolmaktan korkuyorlar. Bağlanmadan yalnızca uçurumun kenarından değil de, ışıltılı bir vadide olduğunu düşünenler de var. Merak ediyorum, tutkulu insan sonuna kadar giden bağlı insan mıdır yoksa bağlandığı şeyler yüzünden hiç bir yere gidemeyen ama bir gün gitmek için bekleyen insan mıdır? O halde size soruyorum;

Gövde gösterisi

Bir deli bağırıyor sokakta,

Susturmak zorbalığında olanlar çıkageliyor deliklerinden,

Evrene fazla gelen o sesi istemiyorlar;

Tüm kibirleriyle akıllarını delil gösterirken mandalin kokulu çıkmazda,

Balkonlara üşüşen köprücüklere anlatıyorlar meramlarını.

Deli bu, anlar mı rahatsızlıktan?

Kendisine bile anlatamazken neden bağırdığını,

O sırada, akılsız ve akıllıların dışından balkonlu biri;

Çok uzaklara dalıyor, aklını da hiçe sayarak,

Deli etiketinden ve akıl küpünden sıyrılıyor.

Mantıksız süregiden hayatında,

Balkonsuz bir eve taşınmayı düşünüyor.