Bir salak her zaman salaktır

Baktığı yön, saatin bozuk ibresinde takılmışken Düşünmeyi bıraktığı zamanı arar gibiydi Tamir etmeden nazikçe bıraktığı Kendisi kum saatinde süzülüyor gibiydi Biri ya da birşeydi istediği, unutmuştu Şimdi tüm gücüyle deniyor gibiydi Öyle inanıyordu ki bulacağına Başka bir zamanda yaşar gibiydi Yıllar geçse de umrunda değil gibiydi O neyse oydu, her zaman öyleydi Kim ne derse [...]

Mutsuz son

Defalarca sildim, tekrar yazamayacak gibiydim Bitti diyerek baktım Hapsolduğum sensizliğe, Gururumu es geçmeden yanıma aldım Sonu olmayan yarım bir hikayede Tüm sayfaları karaladım Çok denedim, değişecek gibiydim Başa dönerek izledim Yüzündeki kayıtsızlığı Hüznümü belli etmeden gülümsedim Oyunlarım anlaşılmadan ben, Kaçmayı seçtim Mutsuz sonda seni bulmak istemedim  

Bazen

Bazen çok dediğin düğümler sarılır sana Yumulursun göz bebeklerine Bazen gittiğini sanırsın dağların arasına Güneş görmemiş tenin solarken gölgelerinde Bazen hep ve hiç gibi geçer zamanların yanı sıra Müjdesiz haberlerin başlığı altında  

Bir gece gidebilirim

Sürpriz olmaz gidişim Kâbuslarımı da alır gidebilirim Beni beklemiyorsan, anlarım Son bir kez görmek için seni dönebilirim Bakarsın umutla dolar canım Gözlerimin içi parlar Belki de gitmekten vazgeçerim Sana dair beklentilere kapılırım yeniden Sonra sevmediğini hatırlatırım kendime Kal desen de seni tanıdığımdan gidebilirim Beni yürekten çağırdığını duyarsam dönebilirim Öyle ya aşk bu, sağı solu belli [...]

Seni arıyorum

Yalnızlık sensizlikmiş be sevgili, seni düşleyememekmiş. Seni özleme hakkını bile bulamamakmış. Gerçeklerin dikenli tebriğinde seni gül gibi koklamakmış. Yalnızlık senin olmadığın her yermiş. Tüm umutsuzlukların anası, benim yadigarımmış. Geçmişi anlatır gibi seni masallarda okumakmış. Sıcak yatağında yorgan ile ısınamamakmış. Senden öncesi süslü hayal geceleriymiş. Yalnızlık bir tek sende saklıymış be sevgili.

İstanbullu

Kızgın, yorgun, bitkin, dingin haller; türlü türlü insan var bu şehirde. Her köşe başında bir dilenciye rastlamak mümkün. Meslek haline getirilmiş neredeyse. Herkes oradan oraya koşturuyor. Diğerleriyse onların yoğunluğundan nasibini alıyor. Trafik denen bir illet var ve çoğunluk bu yüzden mesafeleri aşamıyor. Bahanesi kolay bir mazareti kullanabiliyor böylece herkes. Bazılarıysa kendini şehrin dışına atıyor her [...]

Siyah beyaz röportajı 4

Siyah: Bana güvendin. Tüm söylediklerime inandın. Şimdi neden inanmıyorsun? Suçum ne, söyle bana! Beyaz: Çünkü çok kararlı görünüyordun, inanmaktan başka çarem kalmamıştı. O zaman öyle inanmışım ki sana, şimdi tersini söylediğin için inanasım gelmiyor. Siyah: Sen, sen hep kesin misin? Sapan konuşmaların, elinde olmayan sebeplerin, karşı koyamadığın hislerin yok mu? Bu mu beni siyah yapıyor? [...]

Eksik bir şeyler

Bir şeyler eksik ya da benim gururum bu. Fazlalıkları görmezden gelmek. Bana ihtiyaç duyanları sevmek, onlarla eksiklerimi tamamlamak. Bilmiyorum ama insan eksik kaldığı zaman hiç bir işinde tam olamıyor. İstendiğini bilmek, bunu hissetmek yedek anahtar gibi. Yolunda gitmeyen şeyler var ve onlar ile eksikleri görmezden gelip güç buluyorum. Dengede yaşamak kolay değil, anı anını tutabilenlere [...]

Geç kalınmış bir adım

Çok geç kabul ediyorum Geriye dönmeyi düşlediğim an Sarmallar buduyor kenetlenen ellerimi Sahte öğütler besteliyorum İnancım kuvvetlendikçe gözüm görmez oluyor Çok geç itiraf ediyorum Yaşlı bir ağacı kesmek gibi yaralayan Bir elimde tırmık diğerinde kürek Doğrucu bilir kişiler ile yaralanıyorum İnancım zayıfladıkça sırça köşkler aralanıyor Çok geç olsa da arada düşler ile avunuyorum

Korkuyorum

Bazı kararlar veriyorum, uzun zaman alıyor. Yinelediğim sözlerle aynaya bakarken buluyorum sonradan kendimi. Pek çok şey değişiyor ıssız hayatımda, eşyalarımı üst üste iteliyorum. Çabalamaktan usanmıyorum. Mutlu bir an için yalanlar masumca geliyor. İnancım körelirse, ateş ettiğim adreslere uğruyorum. Ant içmiş gibi kovanlar ve nişancılar arasında bir yere sığışıyorum. Fırtınanın dinmesini bekleyen küçüğüm, korkuyor. Dışarısı soğuk [...]