Ya sonrası?

Ölmek, bazen kurtuluş gibi bazen de boğucu. An meselesi belki de. Hazır olmakla ilgili. Nedense ben hazırım şu sıralar. Ruhum çoktan beni terk etmiş gibi. Hesap soracak gücüm yok. Ya gittiği yer, benim hiç bilmediğim bir yerse? Ne yaparım? Bu halimle yaşasam buna yaşamak denir mi? Bilmiyorum. Boş bakışlar, kuru sözler, tiksinç yalanlar ve çürüklerle baş başayım. Soframa kimi davet etmeyi düşünsem vazgeçiyorum. Bu yol çok tehlikeli, onlara bir şey olsun istemiyorum. Ölmek, sonu belirsiz olsa da net bir yol. Zor olan yaşamak ama öylesine değil dolu dolu yaşamak. Kendine ancak yeten bu çarpık düzende nasıl olur da kelebek ruhumu suçlarım? Bilmiyorum. Ölüm ile yaşam arasında ölüme bir tık daha yakınım. Sonrasını hayal edemiyorum. Ben ölüyorum yavaş yavaş, bıka bıka. Sadece onun rıhtımında ki havayı solumak ümit vaat ediyor. Yeniden yaşamak istiyorum. O varken, ben ölemiyorum çünkü onu çok seviyorum.