Safsata

Emin değilken belki de heveslendim muradıma, kendimi avuttum görkemli saatlerin gelmesi için. Hepsini tek başıma yapabileceğime inandım. Şimdi durmuş olup bitenlere ve bana kalmayanlarla sızlanıyorum. Beni anladığını söyleyenler var ama yalnız kalmaktan korkuyorum. Aslında bir tek ben anlayamıyorum kendimi. Sonra o biri çıkıyor, kabuğuma çekilmek üzereyken. Anlıyor sanki ters giden karmaşamı. Desteğini esirgemeden kibarca dinliyor beni. Böyle olunca yaşama arzum geri dönüyor, ben dönüyorum. Onun varlığını anlatmak için eksik kalmaktan korkuyorum çünkü benden sonra bile o yaşasın, anlaşılsın ve değer bulsun istiyorum. İşte tutkumu tazeleyen bu asil ruh, şimdi izninizle kanatlarına bir öpücük konduruyorum.

Bir ben

Sende ben kutba giden bir geminin sergüzeşti,

Kumarbaz macerası keşiflerin.

Sende ben güneşli bir ormanın derinliğinde dalmış bir çift göz.

Kan ter içinde, aç ve öfkeli.

Sende ben uzakları yakınların,

Sersemliği üstünde ve ümitli.

Seni sevmemin 10 sebebi

  1. Kararlılığın: Yüksek bulutlara şimşek çaktıran cinsten.
  2. Hayallerin: Şimşeklerin yıldırımlara teslim olması gibi.
  3. Masumiyetin: Yağmurun sakinleştirici etkisiyle uyutan tatlı bir rüya.
  4. Barışçıl oluşun: Dinen yağmurun oluşturduğu göletlerden birine battıktan sonra çamura bulanan ellerin için bulutlara teşekkür eder gibi.
  5. Hassaslığın: Kendin yerine ıslanmış yavru hayvanları düşünür gibi.
  6. Çalışkanlığın: Yıldırım düşen evleri yeniden inşa etmeye yetecek kadar.
  7. Nezaketin: Bir avuç suya hürmet etmenin ötesinde.
  8. Çocuksu sevinçlerin: Çamur banyosunda tanınmaz olmanın verdiği mutlulukta.
  9. Araba sevdan: Bitmeyen uğursuzluklara rağmen pes etmeden şansa sarılmak gibi.
  10. İlham vericiliğin: Tüm mevsimlerin birlikte olduğu ama en çok da sonbaharın yakıştığı büyüleyicilikte.

Korkma

Korkardı masumca, uzaktan. Ne yapacağını bilemediği için korkardı. Belki de onun en güzel yanı buydu. Korkutmazdı. Korkaklaştırmazdı. Daha çok korkulduğunda bile onun korkusu tozlaşmış felaketlere çiçek açtırırdı. O korkarken, korkmayı unutturandı. Bilmeden, anlıyordu ve korkular anlaşılınca yok oluyorlardı.