Sonbahar gibi

Önemsenmeyecek insanlar, buğday tarlası büyüklüğünde yere sığmışlar. Mutlu olmak onlar için absürd bir komedi; paradan büyük mutluluk mu olur canım? Rezillikle kazandıkları kağıt parçalarını, başka bir saçmalıkta kullanıyorlar ve çıkmaz döngülerinde hayatın zorluğundan bahsediyorlar. Doğmak, büyümek ve ölmek bu olgular bir zamanlar şeref içerirdi. Şimdiyse endüstriyel birer ürün gibi paketlenmiş mamul olan bireylerin onay bekledikleri hale dönüştü. Duygularının peşinden koşan, dolu dolu yaşamak isteyenler için o kadar zor ki. Her hamleleri tuzak varsayılabilir. Normallik, kurallar cetveli ve daha bir sürü saçmalık. Sadece insan olmanın ve sevip sevilmenin arzusu gün geçtikçe sonbahar yapraklarına benzetiyor bizi. Kıştan sonrasına dayanabilirsen baharı, pes edersen de son günlerini yaşıyorsun…